Luniva, güzelliğe sakin bir yerden bakar. Abartıdan hoşlanmayız, aceleden hiç. Bizim için güzellik; kısa sürede olup biten bir şey değil, insanın kendini iyi hissetmesiyle başlayan bir süreçtir.
Buraya gelen herkesin ihtiyacı farklıdır, bunu biliriz. O yüzden önce dinleriz. Ne istediğini, neye gerçekten ihtiyacın olduğunu anlamaya çalışırız. Hazır kalıplar sunmayız, “herkese aynı” işler yapmayız. Sana yakışanı, sana iyi geleni birlikte bulmayı tercih ederiz.
Luniva’yı kurarken aklımızda çok basit bir düşünce vardı: İnsanlar buraya geldiğinde rahatlasın. Kendini güvende hissetsin. Gerçekten özen gördüğünü anlasın. Büyük laflar etmek yerine işimizi düzgün yapalım istedik. Samimi olalım, dikkatli olalım, işimize saygı duyalım.
Burada işler biraz sakin ilerler. Çünkü güzel şeylerin zamanı vardır. Küçük dokunuşlara, doğru anlara inanırız. Bazen değişim hemen fark edilmez ama gün geçtikçe hissedilir. Sessizce yapılan bir işin, etkisinin uzun sürdüğünü biz burada her gün görürüz.
Ve işin en güzel tarafı şudur:
Buradan çıktığında sadece aynaya bakmanı değil, kendini biraz daha iyi hissetmeni isteriz.
Eğer yüzünde hafif bir gülümseme varsa, içinden “iyi ki gelmişim” diyorsan…
işte Luniva tam olarak budur.